İSLAMA GÖRE ETİ HELAL VE HARAM OLAN KARA HAYVANLARI

Hayvanları özelliklerine göre gruplandırılarak etinin yenmesinin dini hükmü açıklanabilir.

a) Etlerin gelmesinin helal olduğunda görüş birliği bulunan hayvanlar 4 gruptur:

  1. Sığır, manda, koyun, keçi, deve, tavşan, tavuk, kaz, ördek, hindi, türünden evcil hayvanların,
  2. Geyik, ceylan, dağ keçisi, yabani sığır ve zebra gibi vahşi hayvanların
  3. Güvercin, serçe, bıldırcın, sığırcık, balıkçıl gibi kuşların etlerinin helal olduğunda fakihler görüş birliğindedir. Bu sayılanların bir kısmının helalliği Kur’an’da tasrih edilmiş, diğerleri de Kuran’ın “yiyiniz” dediği iyi ve temiz şeyler kapsamında görülmüştür. bu hayvanların yırtıcı olmadığı yani ağızlarının dört yanındaki uzun ve sivri dişleri ile veya pençeleriyle kapıp algılanmadığı ve kendilerini savunma aldıkları da açıktır.
  4. Çekirge’de, sünnette yenebileceğine dair özel hüküm bulunması sebebiyle yenmesi helal hayvanlar grubunda yer almıştır. (Buhari, “zebaih”, 13)

b) Etlerinin gelmesinin haram olduğunda görüş birliği bulunan hayvanlar ise 3 gruptur:

  1. Domuzun haram olduğu Kuran’ın açık hükmü ile sabittir ( bakara süresi 2/173). Kur’an’da tür olarak yasaklanan tek hayvan domuzdur. Domuzun çeşitli parçalarından yararlanmanın dini hükmü aşağıda ayrıca ele alınacaktır.
  2. Allah’tan başkası adına kesilen hayvanların etlerinin haram olduğu da yine Kur’an’ın hükmüne dayanır. Bu İslam’ın Tevhid akidesine verdiği önemin ne şirke karşı aldığı kesin tavrın bir sonucudur. Cahiliye döneminde Araplar adına kurban kesip Kabe’nin duvarına bırakırlardı. hayvanların kesiminde Allah’ın adının anılmasının emredilmiş anılması da bu sebepledir. Törenlerde, açılış ve karşılamalar da kesilen hayvanlar ise, Allah’ın adı anılarak kesildiği, uğruna kesilen şahıs veya kuruma bir kutsiyet atfedilmediği sürece bu grupta yer almaz.
  3. Meyte tabir edilen, dini usulde kesilmemiş veya kendiliğinden ölmüş hayvanın etinin haram olduğu da yine Kuran’ın açık hükmüne dayanır. Bakara suresinin 173. ayetinde, ” Allah size meyteyi (dini usullere göre boğazlanmadan ölmüş hayvan etini) , kanı, domuz etini ve Allah’tan başkası adına boğazlanmış hayvanı haram kılmıştır”, Maide suresinin 3. Ayetinde de, “meyte, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına boğazlanmış, boğulmuş, darbe ile (bir yerinden vurularak) öldürülmüş, (yukarıdan) yuvarlanarak ölmüş, (başka hayvan tarafından) süzülerek ölmüş, -ölmeden yetişip boğazladıklarınız müstesna-  yırtıcı hayvan tarafından yenmiş (yırtıcı hayvan artığı), Dikili taşlar (putlar) üzerine boğazlanmış hayvanlar…. Size haram kılındı” buyurularak bir önceki ayetin hükmüne açıklık getirilmiştir.

1.) Ayette 3 türlü hayvan etinin haram olduğu bildirilmektedir: ölü hayvan eti, domuz eti ve Allah’tan başkası adına boğazlanmış hayvan eti. İkinci ayette bunlar tekrarlandığı gibi, ayrıca 6 madde sayılmaktadır. Fakat bunların 5’i (boğulmuş, darbe ile bir yerine vurulup öldürülmüş, yüksekten yuvarlanıp ölmüş, başka hayvan tarafından süsülüp ölmüş, yırtıcı hayvan artığı) esasen ilk ayetteki 1. Madde kapsamındadır, yani bunlar da Meyte hükmündedir. 6. Madde ise ( Dikili taşlar, putlar üzerine boğazlanmış hayvan) 1. Ayetin son maddesi kapsamındadır, yani Allah’tan başkası adına kesilenlerdendir. işte bu ayetlerde sayılan hayvan etlerinin haram olduğu hususunda bütün İslam bilginleri fikir Birliği içindedir.



c) yukarıda sayılan grupların dışında kalan hayvanların etlerinin yenmesinin dini hükmü fakihler arasında tartışmalıdır. Bazı hayvanlar fakihlerin ittifaka yakın derecede büyük çoğunluğu tarafından haram veya helal sayılırken bazı hayvanlarda görüşlerin dengeli şekilde dağıldığı görülür.

1.) Yırtıcı hayvanlar grubundan olan yani alt ve üst çenesinde ki 4 uzun ve sivri dişleri ile kapı avlanan ve kendisini bu yolla savunan-evcil olsun olmasın- kurt, aslan, kaplan, pars, maymun, sırtlan, köpek, kedi gibi hayvanlar ile pençesiyle kapıp avlanan Şahin, doğan, kartal, akbaba gibi yırtıcı kuşlar, bu özellikte olmasa bile genelde pislikle beslenen kuzgun, karga gibi kuşlar, tabiatı itibariyle iğrenç bulunan fare, yılan gibi hayvanlar, akrep, sinek, örümcek gibi haşerat fakihlerin büyük çoğunluğu tarafından haram görülmüştür.

Maliki bilginlerin bir kısmına göre aslan, kaplan gibi yırtıcı hayvanların etlerini yemek helaldir, bir kısmına göre haram olmamakla beraber mekruhtur. Maliki mezhebinde meşhur görüşe göre Şahin, Kartal gibi yırtıcı kuşların ve pislikle beslenen kuşların yenmesi de mekruhtur. Bu alimler Kur’an’da sadece domuzun haram kılınmış olmasından, ayetteki genel iznin hadisle sınırlanmayacağı noktasından hareket etmişlerdir.

2.) Eti yenen hayvanların tespitinde çerçeveyi en dar tutanların hanefiler, en geniş tutanların ise malikler olduğu söylenebilirse de bu çerçeve içinde pek çok görüş farklılıkları bulunmaktadır. Bazı hayvanların saldırganlık özelliği, avını tutma ve yeme şekli ile tabiatı itibariyle iğrenç sayılıp sayılmaması hususunda farklı değerlendirmeler bulunduğu için etlerinin hükmü hakkında da ihtilaf edilmiştir. Mesela tilki, hanefilerden Ebu Yusuf ve Muhammed’e, şafiilere – bir rivayette- hanbeliler ve bazı malikilere göre helal sayılmıştır. Yine bu değerlendirmeleri çerçevesinde olmak üzere, ayı Hanefi ve Şafii’lere göre haram, maliki ve Hanbelilere göre helal, zürafa şafiiler’de mutemet görüşe göre haram, diğer üç mezhepte helal kabul edilmiştir. Keza tavus kuşu ve papağan Şafii mezhebinde haram, diğer üç mezhepte helal, kirpi Hanefi ve hanbelilerde haram, Şafii ve malikilerde helal sayılmıştır.

Bu çerçeve dahilinde pek çok detay ve görüş farklılığı bulunmaktadır. Hanefilere göre- yukarıda sayılanların dışında- yenmesi caiz görünmeyen belli başlı hayvanlar şunlardır: çakal, sincap, samur, sansar, sırtlan, keler, gelincik, çaylak, kuzgun, baykuş, atmaca, kaplumbağa, köstebek, kertenkele, salyangoz ve her türlü haşerat.

Hakkında hadis bulunması veya bir hadis ile ilgi kurulması dolayısıyla yenmesi caiz olup olmadığına dair farklı görüş belirtilen hayvanlar da vardır. Bunların başlıcaları şunlardır:

3.) Tavşan Eti, dört Sünni mezhebe göre helal olmakla birlikte, bazı sahabe ve tabiin bilgileri ile Müctehid imamlardan Ebu Leyla ya göre tahrimen mekruhtur.

4.) At eti, dört mezhepte genel kabul gören görüşe göre helaldir; Ebu hanife’ye göre ise tahrimen mekruhtur. Hanefi literatüründen zahirü’r-rivaye eserlerinde “mekruh”, hasan b. Ziyad rivayetinde haram nitelemesi geçmekte ise de, asıl belirtilmek istenen husus bunu yemenin helal olmadığıdır. İmameyn ise ( Ebu Yusuf ve Muhammed) at eti yemeği mekruh saymışlardır. Fakat bazı Hanefi bilginlerin görüşü doğrultusunda olmak üzere Hanefi mezhebinde tenzihen mekruh görüşü yaygındır. Maliki mezhebi içinde at eti yemeği haram görenler ve tenzihen mekruh sayanlar vardır.

5.) Evcil eşek eti konusunda dört mezhep genellikle kabul edilen hüküm, ehli merkeplerin etinin haram olduğu yönündedir. Maliki bilginlerin bir kısmı bunu tenzihen mekruh saymış, bazı sahabilerden ve Hanefi bilgin Bişir el-mersi’den ehli eşek etinin helal olduğu görüşü nakledilmiştir.

6.) Katır ve benzerlerinin etine gelince, iki ayrı türden hayvanın birleşmesi ile meydana gelen hayvanın konusunda üç durum söz konusudur.

  1. Her iki tür, eti helal olanlardan ise, bunlardan meydana gelen hayvanın eti de helaldir.
  2. Her iki tür, eti haram olanlardan ise, bunlardan meydana gelen hayvanın eti de haramdır.
  3. Biri eti helal olanlardan diğeri haram olanlardan ise, Hanefi ve malikilere göre hüküm de ananın türü esas alınır; Şafii ve Hanbeli lere göre helal olmayan taraf esas alınır. Buna göre dört mezhepte de anası eşek olan katırın haram olduğu görüşü yaygındır. Anası at ise, Ebu hanife’ye göre mekruhtur; Ebu Yusuf ve Muhammed’e göre mekruh değildir. Ayrıca, anasının at veya eşek olması hususunda ayırım gözetmeden -başka delillere dayanarak- katır etinin mekruh olduğunu savunan bir görüş de vardır.

Kaynak: TDV ilmihali




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir